TRANS SİBİRYA

Neden Bu Trans Sibirya Gezisine Çıkmalıyım ?

Yüzölçümü, kültürü, gelenekleri, halkı hem de tarihiyle Rusya büyük memleketler arasında yer almaktadır. Hızlı bir şekilde bu deryaya dalıp Rusya’yı anlamak imkan dışı gibi görünüyor. Belki de bu yüzden ünlü Rus şairi Fyodor Tyutçev boşuna yazmamış şu satırları:

Akılla Rusya’yı anlayamazsın,

Ortak ölçüyle ölçemezsin,

O özel bir konuma sahiptir,

Rusya’ya ancak inanabilirsin.,

Fakat tüm bunlara rağmen, Rusya’yı oldukça hızlı şekilde görme ve anlama imkanı vardır. Bunun için yapmanız gereken tek şey sadece Moskova’dan başlayıp Vladivostok’ta sonuçlanan dünyayın en uzun tren yolculuğuna çıkmaktır.

Başka ülkelerden gelip Rusya’yı ziyaret etmek isteyen insanların çoğu benzeri bulunmayan Trans Sibirya Hattı gezisini nasıl gerçekleştirebilirim diye sormaktalar. Veya bu gezi ne kadara mal olur diyenlerin de sayısı çoktur. Cevabımız: Çok ucuz! Kilometresi sadece 65 Rus kopeykasına tekabul etmektedir. Aslında bu gezi bir nevi meydan okumaktır ve tek seferde Rusya’nın tamamını görme hayalini gerçekleştirme imkanıdır.

Zamanla bu tür geziler sadece yabancılara değil, Rusyalıların kendilerine de cazip gelmeye başlamıştır. Elbette bu güzargahla ilk ilgilenenler arasında futbol severler olmuştur. Onlar kendi takımlarının Vladivostok’un “Luç” takımıyla yaptığı maçlara katılmak için Trans Sibirya Hattını sık sık kullanmışlardır. Onların ardından diğer gezginler de bu rotaya ilgi duymaya başlamışlar ve sayıları her geçen yıl artmaktadır ki, yılda 200 binden fazla yolcu bu hattı kullandığı bilinmektedir.

 

Rakamlarla Trans Sibirya

Trans Sibirya Hattı dünyanın en uzun demir yolu hattıdır. Uzunluğu 9288 kilometreye ulaşmaktadır. Rusya’nın Uzak Doğusunu, Güney Sibirya, Ural ve ülkenin Batı Bölgelerini birleştiren tek hattır. Trans Sibirya Hattının yapımı 1891’de başlayıp 1916’da tamamlanmış olmasına rağmen hattın bir ucundan diğer ucuna elektrik çekme işlemleri sadece 2002’de sona ermiştir.

Hattın üzerinde 40 demir yolu istasyonu bulunmakla birlikte hat aynı zamanda Rusya’nın 12 bölgesinden ve 87 şehrinden geçmektedir. Moskova ile Vladivostok arasındaki mesafeyi “Rusya” ismini taşıyan tren 146 saatte veya 7 gün ve 6 gecede geçmektedir. Yük taşıma açısından da Trans Sibirya’nın potansiyeli çok büyüktür. Günümüzde burada yılda 100 milyon ton yük taşıma imkanı bulunmaktadır.

 

Tarihe bir yolculuk

Trans Sibirya Hattı Rusya’nın en eski demir yolu hatlarından biridir. Onun en önemli kısmı olan 7.5 bin kilometrelik Çelyabinsk – Vladivostok arası 1891-1916 yılları arasında yapılmıştır. Habarobsk yakınındaki Amur nehri üzerinden 1916 yılında demir yolu köprüsü yapıldıktan sonra  Moskova ile Vladivostok arasından doğrudan demir yolu hattı çalışmaya başlamıştır. Bundan önce bu mesafeyi aşmak için Doğu Çin Demir Yolu hattının bazı kısımlarını kullanmak gerekiyordu ve yolculuk o zamanla tam 16 günü alıyordu.

Hattın yapımı o zamanın parasıyla 350 milyon altın rubleye mal olmuştur. Demir yolu İdil, İrtış, Ob, Yenisey ve Amur gibi Rusya’nın büyük nehirlerin üzerinden geçtiği için sağlam köprü ve geçitlere ihtiyac duyulmuştur. Yapım açısından Trans Sibirya Hattının en zor kısmı Baykal Gölü bölgesine denk gelmiştir. Burada kayaları patlatmak, tunel kazmak ve Baykal’a akan dağ nehircikleri üzerinden geçitleri oluşturmak gibi işlemler gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların büyük kısmı Sibirya’nın tayga bölgesinde yapıldığı için neredeyse bütün işlemler el gücüyle yapılmıştır ve çalışanlar balta, el testeresi ve çapa gibi aletleri kullanmışlardır. Fakat buna rağmen yılda 500-600 kilometre demir yolu döşenmiştir.

Trans Sibirya Hattı kullanılmaya başladıktan hemen sonra sermaye ve mal dönüşümünü hızlandırarak ve büyüterek ülke ekonomisi için büyük öneme sahip olduğunu göstermiştir. Gittikçe trenlerin hızı yükseltilmiş, demir döşemele yenilenmiş ve modernleştirilmiştir, geçici ahşap köprüler yerine daha sağlam demir yapılar gelmiştrir.

 

Trans Sibirya Hattında görülmesi gereken yerler

Moskova

Trans Sibirya Hattı boyunca kilometraj direklerini görmek mümkündür ve bu inanılmaz gezisinin “0 kilometresi” Rusya’nın başkenti olan Moskova şehrinin Yaroslavskiy Demir Yolu İstasyonundan başlamaktadır. Eğer daha öncede Moskova’ya gitmediyseniz bu şehir hakkında bir şeyler söylemek imkansızdır, gidip görmeniz, tatmanız ve hissetmeniz gerekir.

Perm

Bu şehir asırlar boyunca tiyatroları, mimarisi ve üniversiteleriyle  ün kazanmıştır. Bunun dışında burada öz Rus doğasını görme imkanı bulunmaktadır. Soviyetler Birliği’nin ilk posta pulları 1918 yılında Perm’de bastırılmıştır. 1940-1957 arasında şehir Molotov ismini taşımıştır.

 

Yekaterinburg

Rusya’nın ilk cumhurbaşkanı Boris Yeltsinin ana vatanıdır, Ural bölgesinin başkenti ve Rus Rock müziği için önemli noktalardan biridir. Şehir 1723 senesinde Deli Petro’nun emriyle kurulmuştur. Yekaterinburg P242 otobanının  344. kilometresinde  Asya ile Avrupa’nın sınırı geçmektedir. Sınırın üzerinde iki taş bulunmaktadır, biri Avrupanın en batı noktasında diğeri ise Asya’nın en doğu noktasından getirilmiştir.

Tyumen

Rusya’nın petrol ve gaz başkenti olarak sayılan Tyumen şehri 1586 yılında kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı esnasında buraya geçici ve gizli olarak Lenin’in cesedi taşınmıştır. Sibirya’da yerleşmiş olmasına rağmen Tyumen’deki hava şartları pek katı sayılmaz, yazın artı 18-30 derece, kışın ise eksi  15-45 dereceye ulaşmaktadır. Tyumen bir sürü Avrupa ve Asya başkentleriyle kardeş şehirdir. Onlar arasında Ankara da bulunmaktadır.

Omsk

1716 yılında Deli Petro’nun emriyle Sibirya’nın tam kalbinde kurulan Omsk şehrinde günümüzde bir milyondan fazla insan yaşamaktadır. Şehir buz hokeyi ve sıra dışı heykelleriyle ünlüdür. Örneğin “Stepan Stepanıç” adlı tesisatçı heykeli. Çarlık döneminde burası sürgün yeri olarak ta kullanılmıştır. Ünlü Rus yazarı Fyodor Dostoyevskiy sürgün zamamını Omsk’un zindanında geçirdiği bilinmektedir.

Bu şehirler dışında Trans Sibirya Hattında yer alan başka önemli noktalar hakkında sitemizde ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz.

© Copyright 2018 by Kazan Travels LTD.